Sensörler bir diğer adıyla algılayıcılar otomatik kontrol sistemlerinin ana ekipmanını oluşturur. Makinelerin ısı, ışık, ses, basınç, kuvvet, elektrik, uzaklık, ivme ve pH gibi değişkenleri algılayıp elektrik sinyaline çevirmesi prensibine dayalı sistemlerdir.
Sensör Nedir?
Sensör kelimesi dilimize İngilizceden girmiştir. ‘Sense’ yani hissetmek kökünden oluşan kelimenin Türkçede karşılığı ‘algılayıcı, duyarga’dır. Sensörleri insan vücuduyla ilişkilendirecek olursak makinelerin duyu organları olarak tanımlamak mümkündür. Buna göre pek çok farklı sensör çeşidinin var olduğu söylenebilir.
Sensörlerin Çalışma Prensibi
Çevremizdeki değişimleri algılayıp elektronik sinyal oluşturan sistemlere akıllı sistem denir. Bu sistemlerin çalışmasının temelinde de sensörlerin varlığı yatar. Sensörlerin çalışma prensibini bir giriş bilgisi ve bir çıkış bilgisi temelinde inceleyebiliriz. Giriş bilgisi ısı, ışık, basınç ve daha nice etkenlerden biri olabilir. Örneğin bir ortamda sıcaklık istenilen değerin üzerine çıktığında sensörlerin bunu algılayıp havalandırmayı devreye sokması ısı etkenine veya yaklaştığımızda kendiliğinden açılan kapılar basınç etkenine örnek olarak verilebilir. Yani sensörlerden fiziksel bir giriş bilgisini çıkış sinyaline dönüştürmesi beklenir. Sensörler giriş bilgisini kızılötesi ışınlar ile algılar.

Verici olarak adlandırdığımız kısım kızılötesi ışın yayar ve ışınlar hemen yanında duran alıcıya ulaşır. Verici ve alıcı arasına herhangi bir engel girdiğinde sensör devreye girmiş olur. Burada engel olarak bahsedilen ısı, ışık, basınç vb. olarak nitelendirilen etkenlerdir. Buna yansıma teorisi denir. Bir başka çalışma prensibi ise algılayıcıdan gelen sinyallerin mikroişlemciye gönderilmesidir. Bu sistem daha komplike işlerde kullanılır. Çıkış bilgisi ise insan tarafından algılanabilir bir işlem olmalıdır. Bu yüzden akım veya gerilim yardımı ile çıkış bilgisine erişilebilmesi beklenir.
Gündelik Hayattan Sensör Örnekleri
Eller musluğun altına uzatılınca çalışmaya başlayan musluk yansıma teorisine bir örnektir. El alıcı ve verici arasındaki sinyali keser ve alıcı musluk mekanizmasını harekete geçirir. Aynı şekilde tuvaletlerde el değdirilmeden peçete uzatan sistem de buna örnektir. Arabalarda bulunan ivme algılayıcıları da kaza anında bunu algılayıp oldukça hassas olan mikroişlemcisine aktararak hava yastıklarının harekete geçmesini sağlar. Buna MEMS yani mikro elektronik mekanik sistemler denir. Oldukça küçük boyutta ve yüksek işlevde üretilen bu algılayıcılar günümüzde ucuza mal edilmesiyle kendini ön plana çıkaran bir teknolojidir.
Bir Arabada Bulunan Sensörler
Günümüzde arabaların iç sistemleri elektronik olarak kontrol edilebilen motorlara evrilmiştir. Bunu da çok sayıda sensör kullanarak sağlarlar. Sensörler arabanın tüm birimlerinden veri toplar ve bu sayede aracın sağlıklı çalışıp çalışmadığı kontrol edilir. Bir araçta bulunan sensörlerden bazıları şu şekilde örneklendirilebilir. Oksijen sensörü, krank sensörü, kam mili sensörü, yakıt basınç sensörü, yakıt sıcaklık sensörü, MAP, MAF. Bunlar bir aracın tüm duyusunu oluşturan elemanlardır. Örneğin Map sensörü motora ne kadar hava gittiğini ölçerek kullanıcıya dijital ekrandan bilgi verir. Araba örneğinde de görüldüğü gibi sensör teknolojisi gittikçe büyüyen ve ihtiyaç duyulan bir sektör haline gelmiştir.
0 Yorum